Türkiye’de Gayrimenkul Yatırımı ve Vatandaşlık Süreçlerinde Hukuki Rehberlik
Türkiye, stratejik konumu ve gelişen emlak piyasası ile dünya genelindeki yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor. Ancak, her büyük fırsat gibi […]
Türkiye, stratejik konumu ve gelişen emlak piyasası ile dünya genelindeki yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor. Ancak, her büyük fırsat gibi […]
Facebook otomatik reklamlar, yaptığı ölçümlerle markanız/işletmeniz için neyin en iyi performansı gösterdiğini tespit eder ve sizin için markanıza uygun reklam planı oluşturur. Zaman içinde iyileştirmeler ve öneriler sunarak, ortaya çıkardığı analitik verilerle sizi tahmin yapma gerekliliğinden kurtarır, işletme hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olur.
Hedef kitle ile iletişim ihtiyacı duyan tüm kurumlar, sosyal medya iletişiminin sağladığı önemin her geçen gün daha da farkına varıyorlar. Özellikle ticari amaçlı iletişim sağlayan kurumlar, sosyal medya üzerinde gerçekten etkili bir şekilde var olmak amacıyla zamanlarının ve paralarının önemli bir kısmını ayırmaya başladılar.
Dilimizde “tıklama tuzağı” olarak adlandırılan clickbait, bir içeriğin tıklanması için sansasyonel ya da yanıltıcı başlıklar yazma şeklinde tanımlanabilir. İçeriğe olan trafiği teşvik etmek için genellikle verilen iddialar abartılır ve önemli bilgiler dışarıda bırakılır. Günümüzde clickbait terimi dijital dünyada olumsuz anılır bir hale gelmiştir.
İçerik pazarlama en basit haliyle değerli faydalı içerikler oluşturarak ve paylaşarak okuyucuları müşteriye, müşterileri devamlı alıcılara dönüştürme şeklidir.
2011 Eylül ayında İstanbul’da açtıkları ofisle Türkiye piyasasına giren Yandex, Rus BT şirketine aittir. 2012 yılın sonunda Yandex’in pazar payı % 1 olarak açıklanmıştı. Bugün ise eldeki verileri incelediğimizde pazar payının % 3 civarında olduğunu görüyoruz. Hedefledikleri pazar payı ise % 30. iPhone ve tabletler için de geliştirilen Yandex Browser sürümleri piyasaya sunuldu ve böylece hedeflenen Pazar payına doğru emin adımlarla ilerlemeye devam ediliyor.
İçerik yazarken etkili birtakım yöntemler vardır. Bu yöntemleri kullanarak içerik yönetiminde söz sahibi olmak mümkün. Markanızın misyonunu,değerlerini, felsefesini anlaşılır bir dille açıklayın. Markanın öncelikle kendisini tanıması gerekiyor. Markanın misyonu ve ayırt edici özellikleri dile getirilmeli. Daha sonra müşterileri tanımak ve harekete geçmek gerekiyor. Karmaşık cümleler markanıza bir şey katmayacaktır. Şirket dilini klişelerden arındırın. Bir şeyleri geri dönüştürmek yerine yepyeni şeyler tasarlayın.
Evet, belki günümüzde 90’lı yılların bilim kurgu filmlerinde anlatılan uçan arabalar, zaman makineleri, evlerimizde bizlere hizmet eden robotlar yok. Evet, belki hala işe ya da okula gitmek için ışınlanmak yerine toplu taşıma araçlarını kullanıyoruz. Ancak yine de 2000’li yılların ülkemize getirdiği en büyük teknolojik gelişmelerden biri olan internet sayesinde” henüz” ışınlanmayı beceremesek bile oturduğumuz yerden bir tık ile alışveriş yapabiliyor, faturalarımızı ödeyebiliyor, istediğimiz filmleri, dizileri izleyebiliyor, yeni çıkan kitapları okuyabiliyoruz. Kısacası evimizden çıkmanızı gerektirecek her türlü fiziksel hatta bazen sosyal ihtiyaçlarımızı internet aracılığı ile karşılayabiliyoruz.
Wikipedia her ne kadar içerik stratejisi tanımını; içerik oluşturma, ulaştırma ve yönetimi planlamasının uygulaması olarak yapsa da esasında içerik stratejisi , müşterinin satın alma sürecinin her aşamasında ihtiyaç duyup, aradığı bilgi için baktığı her yere markanın düşünce yapısını, kültürünü ve bakış açısınını yerleştirmektir.
Büyümekte olan firmalara baktığımızda kalifiye insan gücünün ne kadar önemli bir unsur olduğunu ve doğru insanları işe almanın işinizin geleceği için nasıl hayati bir önem taşıdığını görüyoruz.